Huzur İçinde, Mutlulukla, Tadına Vararak Yaşayın Ankara’da

Sosyal medya bu ara Ankara’ya taşınıyor. Tolga Özek’in dediği gibi “Yavaş yavaş hepiniz geleceksiniz!” Ben, doğuşu Ankaralı, memleketten Bursalı, gönüllü İstanbullu, Ankara geliniyim. Özetle Ankara’ya biraz daha aşinayım. Sağolsun eşim, gezdirmeyi, yedirmeyi, içirmeyi sever. Ankara’da da durum bundan farksız. Salata sevgim dillere destandır. İlla kasenin dibini görüp sosunu başıma dikerim. Bunu bilen eşim geçenlerde: “Bakalım bu kez salatayı bitirebilecek misin?” diyerek bir mekana götürdü beni. Ankara Ulus’ta bir köfteciye girdik: Üstünel Köftecisi.

Başlangıçta İstanbul’daki bazı köftecilerden pek bir farkı yoktu. Ne zaman ki siparişimizi verdik, iki garson elleri kolları dolu yeşilliklerle masamıza yanaştı, o dakika işin rengi değişti. Masa tamamen bir naylonla kaplandı. Sonra; göbek marul, Yedikule marulu, taze soğan, kuru soğan, turp, cherry domates, roka, tere, maydanoz, taze nane, salatalık diziliverdi. Göbek marul, masaya vurulan sert bıçak darbeleriyle lokmalık parçalara ayrıldı. Masa dolusu salataya gezdire gezdire limon sıkıldı.

Seramoniye bakar mısınız? Zevkten dört köşe oldum. Kolları sıvayıp masanın bir yerini seçip başladım salatayı yemeye. Bir de köfte istemiştik değil mi? Ne yardan ne serden geçeceğim.

Assolist köfteden önce alüminyum folyoda pişen bir baş sarımsak geldi. Dişleri sıkıp iç lezzetlerini fırt fırt dışarı çıkardım, yemenin keyfine vardım.

Kızartılmış yarım ekmek tabak olmuş, kıvamında kızarmış köfteler ve közlenmiş biber yayılmış. Üzerine de kimyon serpilmiş, bolkörce. Yok yok, çok uğraştım ama salatayı bitiremedim. İstanbul’a dönüş yolunda olmasak kalan yeşillikleri paketlemelerini isteyeceğim neredeyse. O denli yakın bağ kurdum onlarla.

Üstünel Köftecisi sahipleri, Ankara’da bu işe başladıklarında seyyar araçta köfte satıyorlarmış. Şimdi iki katlı binada, yan tarafındaki şelaleli çardakta hizmet veriyorlar. Geçmişlerini unutmamışlar, o seyyar aracı bir köşede sergilemeye devam ediyorlar. Köftelerini lezzetli yapan özellikler, kendi üretimleri olmaları ve parmak küçüklüğünde şekillendirdiklerinden iyi pişmeleri. Üstünel Köftecisi, Tandoğan’dan Keçiören istikametine giderken GAP Oteli’ni geçince ilk aradan sağa dönüldüğünde 10 metre kadar ilerde sağda.

Diyeceğim o ki, Ankara’ya taşınan dostlarım: Sizleri, kollarını açmış şefkatle bekleyen sosyal medya neferleri var. Yetmez böylesine güzel köftecisi de var. Yolunuz açık olsun, mutlulukla, huzurla, lezzetle yaşayın Ankara’da, İstanbul’a dönene dek.

Yazıyı Paylaş

Pin It

Yorumlar

  • 15 Eylül 2011 tarihinde Sibo dedi ki;

    Kuzenim Ankara da biz de varız. Ama yutucular olarak gelsenize Amerikanya ya…ben sizi gezdireyim, yedireyim…hadımın cokma çok kocaman opuuuudum!

  • 15 Eylül 2011 tarihinde yasemin aslıhan babalık dedi ki;

    ama ben ağlarım. hem yerim hem ağlarım. Mekanlar insanlarla güzel Aylinim. Hepinizi dostum olduğunuz için hayatımda olduğunuz için çok seviyorum

  • 24 Eylül 2011 tarihinde Kendimce dedi ki;

    Ah be Aylinim sen hep yazsan ben hep okusam ne güzel olur

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum: