Mantıyla Birlikte Gözlerim De Kapanıyordu

Belli ki görmüş geçirmiş kadındır. Oğluna, yardımı için yalvar yakar olsa da teknolojinin nimetlerinden faydalanmaktan vazgeçmez. Bloğunda yemeklerini İnci gibi diziverir. Bir de güzel kızı vardır ki, maşallah!

İnci’m için Ramazan’ın anlam ve önemi büyüktür, çünkü: Ramazan ayı milat olmuştur benim hayatımda. Oruç tutmaya başladığım yaşımı hatırlamıyorum 🙂 Küçük sayılacak yaşta başladım oruçn tutmaya. Ailem bakmışlar bünyeme “Gürbüz bu çocuk, oruç tutabilir” başlatmışlar, küçük yaşta alışsın diye:) Oruç tutturmak ile kalmamışlar, mutfakta yardım bile almışlar!

9-10 yaşlarımdayım sanırım, sahur için mantı hazırlanıyor, mantı kapatıyoruz, aynı zamanda benim gözlerde kapanıyor hiç unutmam:) Bir taraftan uyukluyorum. Neyse ki bitti, ben doğru uykuya… Sahur vakti bir konuşmalar, bir telaş! Mantılar yok ortada! Babaannem sanmış ki annem mantıları hazırladı, yediler, kendisini  uyandırmadılar. Maalesef mantıları miki fareler, hepsini bitirinceye kadar yemişler 🙂 İşin iyi tarafı, farelerin varlığını öğrenmiş olmaları. Sonuç; hep beraber, sağlıklı bir kahvaltı edildi.

Ramazan ayının milat olmasından bahsetmiştim yazımın başında. Evlilik sonrasında dünya malı yapma çalışmalarında zor günler yaşadım elbette, orta halli her Türk Ailesi gibi. O dönemlerde tavuğun parçalanmış şekilde satılması kurtarıcı oldu. Şimdilerde neredeyse zengin sofralarını süsleyen tavuk kanat, en ucuz olanıydı ve  sık sık alıyordum. Yuvarlak dizilmiş patatesin üzerine tavuk kanatları itina ile dizip öylece doğru fırına. Enfes lezzetini patateslere veren kanatlar, bize ve tavuk kanatlarıyla yeni tanışmış misafirlerimize iyi bir ziyafet oluyordu. Enteresan olan; bu tarifi, kendim yaratmış olduğumu düşünmem 🙂 Aklın yolu birmiş! Blogger olduğumda gördüm ki herkes bu tarifi biliyormuş :)”

İnci’mle kolkola dünya turuna çıktık biz. O, iftar için memleketimiz yaylalarından çorba getirdi koydu sofraya. Ben de bir koşu Girit’e gidip kabak aldım, Osmanlı Mutfağı’na yaraşır bir dolma yaptım. Suriye, dünyanın gündeminde, bloğumuza da mutfağıyla giriverdi, fatuş salatasıyla. Oldu olacak İtalya’ya da uzanayım dedim, tiramisuyla konuyu kapattım.

Yorumlar

  • 24 Ağustos 2011 tarihinde seval dedi ki;

    Geçmiş ve bugünün anılarını birleştiren harika bir yazı.Geçmişe özlem hiç bitmiyor değilmi?
    Elinize yüreğinize sağlık.Hayırlı Ramazanlar.
    Sevgilerimle…

  • 24 Ağustos 2011 tarihinde admin(Yazar) dedi ki;

    Teşekkür ederim, sizin de yüreğiniz ferah olsun.

  • 24 Ağustos 2011 tarihinde ZEYNEP-üçüzlerin annesi dedi ki;

    bayıldım yazıya…emeklerıne saglık…

  • 24 Ağustos 2011 tarihinde MAVİ TUTKU dedi ki;

    Harika bir dünya turuymuş..yakınlar ve dostlar ne şanslı.:)

  • 24 Ağustos 2011 tarihinde inci dedi ki;

    Aylinim öncelikle çok teşekkür ederim bu projeye beni de dahil ettiğin için:))yazdığın güzel sözler için ayrıca teşekkür ederim:))bizler eski ramazanları yad ederken ,güzel bir kombine oldu hazırladığın yazı dizisi:))gönlüne ,emeklerine sağlık canım benim.
    Şimdiden Bayramını en içiten dileklerimle kutlarım canım. Kocaman öpüyorum seni..

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum: