Mecbur Kalmadıkça İftarı Dışarıda Yapmayız

Ramazan’da nefis yiyeceklerle dolu sofralar hazırlamak bizler için zevk. Bununla birlikte mekanların sunduğu iftar sofraları da cazip gelmiyor değil. Hele de özel bir kutlamamız Ramazan’a denk geliyorsa, şık bir mekan seçip akşamı dışarda geçirmek ilk akla gelen kutlamalardan biri oluyor. Cafe Portakal blogunun sahibi Sevgili Bahar Erdoğan ve eşi de böyle bir tercih yapmış, ancak bakın başlarına neler gelmiş: “Bir kaç yıl öncesinde bir Ramazan ayına denk gelmişti evlilik yıldönümümüz. Eşim hiç bir hazırlık yapmamamı ve iftarı dışarıda yapacağımızı söyledi. Ben de gece sahur için pizza hazırladım ve dolaba koydum, geç geliriz düşüncesiyle. Oturduğumuz yerde gayet şık bir restorana gittik, garson geldi siparişimizi verdik ve bekliyoruz, restoran da çok kalabalık.

Bütün masalarda çorbalar hazır, iftar vakti geldi, herkes yemeğe başladı, ortada o kadar garsonun dolaşmasına rağmen bizim masamızda hiç bir şey yok çorba bile, bekliyoruz. 10 dk, 20 dk, 30 dk geçiyor, hala bir şey yok, bu arada garsona soruyoruz ‘Şimdi geliyor!’ diyor bize. Diğer masalar iftarı bitirmek üzere:) En sonunda garson geliyor ve bize ‘Pardon bir karışıklık olmuş, sizin siparişiniz neydi?’ demesiyle bizim zaten gerilmiş olan şartellerimizi attırdı :) Kızım bir tane su içmişti, onun bile parasını ödemeden apar topar kalkarak evimize geldik ve sahur için hazırladığım pizzayı fırına verdim, geç de olsa sahura yakın bir iftar yapabilmiştik.

Ertesi gün eşim suyun parasını ödemek için gittiğinde durumu anlatıyor, özür dileyip telafi etmek istediklerini belirtiyorlar ama nafile. O gün bugündür mecbur kalmadıkça Ramazan’da iftarı dışarıda yapmayız. Bizim için stresli fakat güzel bir anı olmuştu.”

Eminim pek çoğumuz bu türden tatsızlıklarla karşılaşmışızdır. Orucumu ekmek arası kokoreç ile açmak zorunda kaldığımdan bu yana Sultanahmet Meydanı Ramazan Şenlikleri’ne uğramam ben de. Neyse, Bahar’ıma ve eşine ömür boyu mutluluklar dilerim.

Madem evdeyiz, iftar menümüzü açıklayalım o halde. Bahar’ımın kremalı kıymalı tel şehriye çorbasıyla başlıyoruz. Ayrılmaz lezzetler; karnıyarık, cacık ve pilavla devam ediyoruz. Pilavı domateslisinden yaptık. Yanında karpuz yemeyi pek severim. Ancak sütlü hafif tatlı keşkül de tercih edenler için soframızda hazır bulunuyor.

Yazıyı Paylaş

Pin It

Yorumlar

  • 12 Ağustos 2011 tarihinde cocuklacocuk dedi ki;

    iftarda eşim de istemez dışarıda olmayı,ama bana büyük rahatlık olurdu,:) Bahar hanımın başına gelen de hakkaten sinir bozucu…

  • 13 Ağustos 2011 tarihinde bahar dedi ki;

    Çok teşekkürler Sevgili Aylin,menü harika hayırlı Ramazanlar diliyorum…

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum: