Ah Ah Bir Çay Olsa Da İçsek, Yanında Da Kaymaklı Bisküvit

1999 yılının 16 Ağustos gecesi İstanbul’daki evimde sallanıp dururken, bunun Değirmendere’de çocukluğumda yaşadıklarımdan farklı olduğunu hissetmiştim. İlerleyen saatlerde depremin merkezinin anne ve babamın yaşadığı apartmana çok yakın olduğunu öğrenmiş ancak onlarla bir türlü iletişime geçememiştim. Tam 12 yıl önce 17 Ağustos günü imkansız oldu. Allah, anne ve babamı bana yeniden hediyie etti, şükürler olsun hayattaydılar.

O günlerde yaşadıklarımızı, gördüklerimizi nasıl unutacağız, kalbimize gömeceğiz derdim. Allah bir şekilde sabrını veriyor, kaybedilenlerin ardından da hayat devam ediyor. Onları hasretle, sevgiyle, dualarla, rahmetle anıyoruz.

İzmir’den Mandalin Çıkmazı blogunun sahibi Yıldız’ım, Marmara Depremi’nde kaybettiği büyükannesiyle birlikte başından geçen bir anıyı aktarırken, aynı zamanda bir itirafta da bulunuyor: “Çocukluğumda yine Ramazan bu aylara denk gelirdi… Rahmetli büyükannem, bayrama yakın temizliğe başlamıştı, hem oruçlu hem hava sıcak hem de yaşlı :) Hiç kıyamazdım ona… Genelde büyükannem temizlik yaptığı zamanlar çok yorulur ‘Ah ah bi çay olsa da içsek, yanında da kaymaklı bisküvit. Kızım sana söylüyom gelinim sen anla’ derdi. Çocukluk işte duymamazlıktan gelirdim.

O gün büyükanneme çok üzüldüm, oruçlu haliyle temizlik yapıyor diye ve gittim bakkaldan sevdiği kaymaklı bisküvitlerden aldım, bir güzel de çay demledim. ‘Hadi gel çok yoruldun’ dedim. Oruçlu olduğunu bile bile kadına çay içirip bisküvitleri yedirdim. Allah’ım beni af et :) ) Çocuktum ama yaaaaaaa, kıyamadım büyükanneme. Çayını bitirdikten sonra oruçlu olduğunu söyledim ama asla bunu bile bile yaptığımı öğrenmedi.”

Marmara Depremi’nde yaşamını yitiren binlerce kişi için dua edip ruhlarına gönderiyorum. Mucize olmasını diliyorum; kaybolanların, beyaz kadın mafyası tarafından kaçırılanların ailelerine kavuşması için.

Hayat devam ediyor ya, bu akşam da iftar açacağız yine. Nohut çorbası, etli arpa şehriye pilavı, kayısı hoşafı, soslu biberin ardından Yıldız’ımın çilekli sütlü irmik tatlısını yiyip üzerine de Rahmetli Büyükannesi ruhuna birer çay içeceğiz.

Yazıyı Paylaş

Pin It

Yorumlar

  • 17 Ağustos 2011 tarihinde Yıldız dedi ki;

    Aylincim ne güzel yazmışsın benim anımı böyle bir günde yazdığın için çok teşekkür ederim nur içinde yatsın hepsi şu an hem sana yorum yazıyor bir yandanda gözyaşlarımı siliyorum
    onların yerlerini hiç bir şey dolduramıyor ………..

  • 17 Ağustos 2011 tarihinde admin(Yazar) dedi ki;

    Yıldız’ım kıyamam sana, ağlama. Yerlerinde nur içinde yatsınlar.

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum: