Şeyhü’l Muhşi, yani Dolmaların Şeyhi

Şeyhü’l muhşi, “Dolmaların Şeyhi” ya da “Şeyhlere layık dolma” anlamına geliyor ve bu aslında bir patlıcan dolması. Halep-Şam kökenli olan bu bol yeşillikli dolma, 18. yüzyılda Osmanlı Mutfağı’nın ünlü yemeklerindenmiş. Bunları Marianna Yerasimos’un Osmanlı Mutfağı adlı kitabından öğrendim. İçinde günümüze uyarlanmış 99 Osmanlı yemeği var.

Duvara Karşı filmiyle dolma tarifi vermeye başlamışken devamını getireyim. Patlıcanla yaptığım bu tarifi bu kez mini mini Girit kabaklarıyla denedim. Üç yemek bloggerının Koşuyolu pazar alışverişi sırasında alınan bu kabaklar, ancak böylesine lezzetli bir tarifle taçlanırdı. Marianna Hanım, tarifleri günümüze uyarlamış, ben de evdeki malzemelere uyarladım :)

Malzemeler:
Yarım kilo Girit kabağı,
350 gr kıyma (tercihen koyun),
2 orta boy kuru soğan,
2 yemek kaşığı tereyağ,
1 demet maydanoz,
Yarım demet nane,
1 tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber,
1 sa bardağı et suyu,
1 su bardağı yoğurt,
2 diş sarımsak,
Tuz

Yapılışı:
Girit kabaklarının tepesindeki sapı kesip atın, üzerinden yarım cm kesip dolmaların kapaklarını oluşturun ve içlerini oyun. Kabuklarını soymadım, isterseniz kabak oyacağının tırtıklı tarafıyla yol yol şekiller yapabilirsiniz.

Soğanları yemeklik doğrayın. Nane ve maydanozun saplarını ayıklayın, aman onları atmayın, ilerde kullanacağımız yeri anlatacağım. Yeşillikleri incecik kıyın. Bir tavada yağın bir kaşığını eritin. Kıymayı ekleyin, suyunu salıp tekrar çekinceye kadar kavurun. Ardından soğanları ekleyin, pembeleşinceye dek çevirin. Son olarak yeşilliklerin tümünü, tuzu ve karabiberi ekleyin, bir kli kez çevirip ateşi kapatın ve ılınmaya bırakın.

Aman bu kadar yeşillik fazla demeyin. Bu tarifi yapma sebebimiz bol nane ve maydanozla yapılması, aslında farkı da buradan geliyor.

Dolmayı pişireceğiniz kuşane tencerenin dibine, dolmalar tencereye yapışmasın diye maydanoz ve nane saplarını yayın. Çok sık olmasına gerek yok, dolmaların ayaklarını yerden kessin yeter. İç malzemeyle doldurduğunuz kabakları tencereye dizin, üstüne kapaklarını yerleştirin. Baktınız iç fazla geldi, orta boy bir domatesin içini doldurabilirsiniz. Üstüne et suyunu ekleyin. Kalan bir yemek kaşığı tereyağını küçük küçük parçalara bölüp dolmalar arasındaki boşluklara yerleştirin. Önce orta ateşte suyu kaynayana dek pişirin. Sonra ateşi kısıp 20-25 dakika kadar pişirin.

Sarımsaklı yoğurdu da şöyle yapacağız: Sarımsakları havanda biraz tuzla dövün. Yoğurdu çırpın, sarımsakları ekleyin. Yemeği soğutmaması için yoğurda yemeğin suyundan 2-3 kaşık ekleyin. İyice karıştırıp dolmaların yanında sos olarak ikram edin.

Yazıyı Paylaş

Pin It

Yorumlar

  • 14 Haziran 2010 tarihinde Miskokulu Lezzetler -Mine- dedi ki;

    Akşam az yemek yemenin sonu bu böyle güzel tariflerde dayanamayıp bu saatte ne yerim diye mutfağa koşuyorum eline sağlık Aylincim.sevgiler.

  • 14 Haziran 2010 tarihinde Krema Tadında dedi ki;

    şahane bir görüntü ellerine sağlık

  • 14 Haziran 2010 tarihinde Damak Tadı dedi ki;

    Sevgili Aylin,et suyunda hiç dolma pişirmemiştim açıkcası..Tencerinin tabanına et döşeyip üzerine dolmaları dizip yaparız ama,böylesini dediğim gibi hiç yapmadım..Bugün bende bu kabaklardan almıştım,yarın artık kısmetse bende deneyeyim..Teşekkürler!

  • 14 Haziran 2010 tarihinde ELÇİN'İN YERİ dedi ki;

    ellerine sağlık :)

    bunu annem sık yapar yemiştim …ama ben klasik kabak dolması sevenlerden olduğum için pek yapmıyorum malesef :)

  • 14 Haziran 2010 tarihinde Hayatın Ta Kendisi Lokantası dedi ki;

    hmmm leziz.. hem görüntülerine hem lezzetlerine hastayım bu kabakların :)

    ellerine sağlık canım

  • 14 Haziran 2010 tarihinde Aylin TÜRKŞEN AYSEL dedi ki;

    Mine'm, az bekle bu saatte dolaba gidip az zararlı neler yiyebileceğiz ona da sıra geliyor.
    Krema Tadında'm, o sizin kendi iç güzelliğiniz teşekkür ederim.
    Gül'üm, asıl tarifte tencere tabanına et döşemeyi de öneriyor aslında. Ancak şimdilerde yeşilliklerin sapları konuyor diyor. E evde et olmayınca saplara kaldım bende. Ama daha iyi oldu.
    Elçin ya, bende sana yeni tarif vereceğim sanıyordum, tüh meğer bilirmişsin. Neyse diğer maçlara bakacağız artık :)
    Yasemin'im, seninle aynı fikirdeyim, pek naif pek hanım hanımcıklar kanımca.

  • 15 Haziran 2010 tarihinde http://www.lezzetibol.com dedi ki;

    Hiç denemediğim ama görüntüsü ile mest olduğum bir dolma canım…
    Tam yaz yemeği bence ve yanında buz gibi yoğurt..
    Ellerine sağlık canım
    sevgiler

  • 15 Haziran 2010 tarihinde mine dedi ki;

    Osmanlı Mutfağı hem tariflerini hem de okumasını sevdiğim bir kitap
    geçmişten izleri günümüzde görebilmek hoşuma gidiyor
    ellerine sağlık

  • 15 Haziran 2010 tarihinde Saklı İnci dedi ki;

    Merhaba..
    Bende bugün bu dolmadan yapmayı düşünüyordum,isabet oldu :)
    Bu kabakları çok seviyorum ben ,
    Böyle tombik tombik :)
    Çok güzel olmuşlar,
    Ellerinize sağlık..
    Ben üstlerine domates koyuyordum,kapak yapmadan.Bu sefer böyle deneyeceğim..
    Paylaşımınız için teşekkürler,
    Sevgiler..

  • 15 Haziran 2010 tarihinde Saglıklımutfak dedi ki;

    Bizde bu acur dan yapılır ve adıda Şıhılmahşi dir. Keyveni yarışmasında sahrap soysal da inatla ama inatla dolmanın şahı demişti benim dolmama.Buradan öğrensin o başka dolma;) Eline sağlık canım. nefis. Ben bu kabakları hatırladım sanki bir yerden :)

  • 15 Haziran 2010 tarihinde benhurum dedi ki;

    Gözüm bu kabacıkları bir yerden ısırıyor amaaa nerden acaba:D
    Amanda ne kadar nefissss olmuşlaaaarrr, ellerine sağlık komşum;) Afiyet şeker bal olsun…

  • 15 Haziran 2010 tarihinde Cocukla Cocuk dedi ki;

    hmmm ben de bol naneli bol maydanozlu yaparım dolmayı kabakların şekline de bayıldım tombik tombik goruntu enfes eline sağlık

  • 16 Haziran 2010 tarihinde Aylin TÜRKŞEN AYSEL dedi ki;

    Tijen'im,Göze hitap ettik desene! Tam da dediğin gibi yaz yemeği oldu.
    Mine'm,ben de çok seviyorum bu kitabı. Abim, yengem ve yeğenim doğum günümde hediye etmişti. Bu yüzden ayrıca önemli benim için.
    Saklı İnci'm, anlatmak olmaz tabii, deneyip yemek lazım. Bakalım o zaman da beğenecek misin?
    Hilal'im, kabaklara elin değdiğinden hatırlıyor olabilir misin? Ne güzel seçmişsin, sağolasın. Y bu arada acur ve pırasa gibi sebzelerin içi naısl doldurulur akıl sır erdiremem.
    Komşum, sana da bir tabak getirecektim ama elim ermedi. Kısmet diğer yaptığım zamana artık.
    Ozlem'im, özellikle nane ne faideli bir bitki. Tatlıya, hatta çikolatalı sufleye bile koyarım yakında :)

  • 16 Haziran 2010 tarihinde ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki;

    ben de bu yıl ilk defa denedim girit kabağından dolmayı. hatta bugün yayınlayacaktım blogda, bak sen benden önce davranmışsın. ellerine sağlık

  • 16 Haziran 2010 tarihinde Aylin TÜRKŞEN AYSEL dedi ki;

    Herkesin tarifi farklıdır Yasemin'im. İçine koyduğun sevgin de görünür hem fotoğrafta.

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum: