Alt Tarafı Çekirdek Çitliycez!

Bir Ramazanın daha sonuna geldik. Ay boyunca blogger arkadaşlarımın Ramazan anılarını dilim döndüğünce aktardım sizlere. Onların önerdiği tariflerin de yer aldığı iftar menüleri hazırladım. Destek olan veya olmayı dileyip de fırsat bulamayan blogger arkadaşlarımın her birine çok teşekkür ederim. Geçmişi hatırladık, büyüklerimizi andık. Umarım bu Ramazanda da akıllarımızda yer eden keyifli anılarımız olmuştur. 26. ve son anıyı o anlatacak. Önce komşum, sonra da yıllar önce kaybettiğim kardeşim olduğunu fark ettim. Baharat çeşitlerine deli oluyoruz. Damak tadlarımızın sınırlarını birlikte zorlamayı seviyoruz. Çeşit türlü tarif deneyip illaki birbirimize yediriyoruz, gönüllü kobayız. Son ortak takıntımız, baskın baharatı anason olan Osmanlı Mutfağı’ndan soğanlı börek.

Benhurum Ayşen’imin ağzından anneannesiyle ilgili öyküler dinlemeye alışkınım. Onu, kardeşimin anlattıklarıyla bile çok sevdim, kim bilir tanışma fırsatı bulsaymışım neler olacakmış? Nur içinde yatsın. Ramazan anısının kahramanlarıysa babaannesi ve munzur kuzenleri: “Geçmiş Ramazanlardan birinde hafta sonu rahmetli babaanneme gitmiştim. O gün kuzenlerim de oradaydı ve uzunca bir süredir ilk kez tüm gün bir arada olacaktık. O zamanlar yeni yeni oruç tutmaya başlamıştım ve yaklaşık 9 yaşlarındaydım. Zamanı nasıl geçireceğimi bilemiyordum. Kuzenlerim ise sürekli bir şeyler yapmak, aksi gibi de yemek istiyorlardı. Babaannemse taviz vermiyor, özenmeyeyim ve yorulup çok daha fazla acıkmayayım diye sürekli istekleri reddediyordu. Kuzenlerimden Arzu ise sürekli yeni fikirlerle geliyordu… Arzu son bir hamle daha yaparak bu ‘kez olacak’ edasıyla  sırıtarak ‘Anneannecim, peki o zaman hep beraber kapının önünde oturup çekirdek yiyebilir miyiz?’ diye sorduğunda,  babaannem bir kez daha ‘Hayır!’ diyerek engelledi. Arzu dudaklarını büküp kaşlarını çattı ve olanca gücüyle: ‘Ama anneanneeee, bu da mı olmaz, alt tarafı çekirdek çitliyceez!’ diye haykırdı :)  Tabi biz o an hep beraber kahakalara boğulduk :)

Ayşen’im iftar için elbette baharatlı, deneyimsel, kabul gören bir tarif önerdi :) Baharat marineli kabak sandalları. Ben de onun yanında ne önersem diye düşündüm durdum. Sonra ilk kez yeşil çorbayı yaptım. Bol roka ve tere içeriyor, soğuk içiliyor. Devamını balıkla getirmek iyi olabilirdi. Bu nedenle menüye ton balıklı makarna girdi. Kapanışı da anlı şanlı bir dondurma sunumu ile yaptım. Dondurmalı Blog’ta yer alan tarife göre; bezeden tabak yapıp üzerine de dondurma toplarını koyup üzerinden gözlerin ayrılmadığı bir tatlı hazırlıyoruz.

Yazıyı Paylaş

Pin It

Yorumlar

  • 29 Ağustos 2011 tarihinde Ayşen dedi ki;

    :) Çok doğru “gönüllü kobayız” birbirimize:) komşum kardeşim canım, ellerine sağlıklar olsun, yine son derece keyifli ve leziz bir menü hazırlamışsın. Yeşil çorbaya da bayıldım, ilk fırsatta yapacağım;)

    Daha nice hayırlı bayramları sağlık ve mutlulukla yaşayabilmek dileklerimle…

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum: